Miramanço!

40 yıl olmuş okumayı sökeli… 23 Nisan’da aynı zamanda okuma bayramı da yapılacak ve sınıfta “hala” okumayı tam sökememiş dört öğrenciden biriydim. Beş yıl boyunca büyük hayranlık beslediğim ilkokul öğretmenim Mihriban Hanım’ın nasıl sabırla ve heyecanla okuyabildiğimi görmeyi beklediğini hatırlıyorum. Umutla bir daha deneyip hafif hayal kırıklıkları, yeniden cesaret verişler ardından en sonunda annemi okula davet ediş. 23 Nisan ile birlikte yakama kurdele takıldı ve artık okuyabildiğim kabul edildi.

40 yıl sonra bugün yine bir “23 Nisan”… Daha ilkokula başlamamış 6 yaşındaki kızım Mira okulda arkadaşlarına verdiği ilk piyano konserinin heyecanı ve gururunu yaşıyor. 1 yıl önce başladı piyano sevdası… Ben piyano çalmak istiyorum dedi ve ders almaya başladı. İlk önce kartlarla dönüyordu eve. Bir tarafında notalar veya müzik işaretleri diğer tarafında bunların açıklamaları… Biz arkasına bakarak ona soruyoruz; hatta arasıra küçük yarışmalar yapıyoruz. Ona hiç torpil yapmayın ilk baştan itibaren zaten kısa süre içinde sizi geçecek demişti öğretmeni. 29 harflik alfabeyi geç sökmüş, hafif torpil görmüş ben, her hafta eklenen kartlar karşısında kısa süre sonra Mira’ya karşı koyamaz oldum. En son kart sayısı yüzü geçmişti ve artık daha doğru düzgün okumayı bilmezken bir çok müzik kavramının tanımını bilir hale geldi.

Geçenlerde bir akşam eve geldiğimde bir şarkı aracılığı ile İngilizce gezegenleri öğrenmiş; evin bir ucundan diğerine bu şarkıyı söyleyip koştururken durdu ve bana Uranüs’ün İngilizce karşılığını sordu; verdiğim yanıttan tam tatmin olmayıp, telefonu istedi. Siri yardımı ile gezegen, ingilizce, video kelimelerini söyleyip, google aramasına bastı; gelen seçenekler arasında videolara girip 2. sırada videosunu bulmanın sevinci ile “sana ihtiyacım kalmadı” dedi. Okumayı geç sökmüş bana; 40 yıl sonra bugün internette arama yapmak için okumaya bile gerek olmadığını gösterdi 6 yaşındaki Mira…

Çocuklara bakıp onlardan öğrenmek, esinlenmek ne güzel şey! Onların öğrenme yolculuğuna tanık olmak, meraklarını, bitmek bilmeyen sorularını izlemek ne şahane!

Bugün çocukların bayramı. Bugün Cumhuriyet’in ilk milli bayramı. Millet Meclisi’ni kurduktan sonra “hakimiyet milletindir” deyip, 1921’de “Hakimiyet-i Milliye Bayramı” ilan edilmiş ve ardından 1922 yılındaki törenlere çocukların katılımı ile özel bir anlam yüklenmiş ve 1927’den bu yana da çocuk bayramı olarak kutlanmış. Ne büyük bir lider ki Atatürk böyle özel bir günü çocuklara armağan etmiş.

Çocukluğumun bayram kutlamalarında Kırklareli’nde rozet dağıtır, para toplardık Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu için… Heyecanla dünyanın dört bir yanından gelen çocukların gösterilerini izlerdik ve mutlaka Barış Manço olurdu bu kutlamaların içinde…

40 yıl sonra bugün Mira’nın evde kendi kendine Barış Manço mırıldandığını görünce öyle mutlu oldum ki! Bir de sınıf arkadaşlarının kendisine “Miramanço” dediğini söylemesin mi?

Asla vazgeçmemek, dertlendiğimizde yeniden umut yeşertmek, onlara karşı sorumluluklarımızı unutmamak için iyi ki bugün var. Onların mutluluğuna ortak olurken, bugünü armağan edenlere de şükranla… Bugün Barış Manço izlenmeli, dinlenmeli…

“Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli…”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s